Geri git   PostaKusu.Com | Paylasım Platformu > Eğitim - Öğretim > Tarihi Konular


Modernleşme ve Cumhuriyet Döneminde Türk Güzelliğini Geliştirme Çabaları - Tarihi Konular


PostaKusu.Com | Paylasım Platformu > Eğitim - Öğretim > Tarihi Konular > Modernleşme ve Cumhuriyet Döneminde Türk Güzelliğini Geliştirme Çabaları

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 06-11-2007, 07:24 PM   #1 (permalink)
Posta Kuşu
 
DJ-SaLDo - ait Kullanici Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.02.2007
Üye No: 2
Cinsiyet: Erkek
Mesajlar: 5,201
Rep Gücü: 30922
Rep Puanı: 3079501
DJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond reputeDJ-SaLDo has a reputation beyond repute
Standart Modernleşme ve Cumhuriyet Döneminde Türk Güzelliğini Geliştirme Çabaları

Cumhuriyet’in ilanından önce kurulan Türk Bedaii’yini Koruma Derneği (Türk Güzelliğini Koruma Derneği), batılılaşma sürecinde doğu ve batı değerleri arasında kalan Türk toplumunu yönlendirmek amacıyla kurulmuştur.

Yenilik hareketleri ve değişim toplumun bütün kesitlerine aynı hızla ya-yılmamakta ve benimsenememektedir. Mimariden, güzel sanatlara, ev dekorasyonuna, kılık kıyafete kadar her alanda bir kargaşa ve yozlaşma yaşanmaktadır. Bunu önlemek ve batılılaşma sürecindeki toplumu yönlendirmek amacıyla çalışmalar yapmayı amaçlayan dernek, kılık ve kıyafetle ilgili çalışmalar yapmıştır.

Topluma yeni ve batılı bir anlayışla yeniden şekil vermek, ortak değer yargıları etrafında batıcı bir çizgide beğeniye dayalı yenileşme sağlamak gayretiyle çalışmalar yapmayı gaye edinen dernek, özellikle kadının dış görünüşünü, dış giysi şeklini değiştirmeyi hedeflemiştir. Belli bir çarşaf şekli belirleme, yeni bir dış giysi oluşturma çalışmalarında bulunan dernek, bu çalışmalarında başarıya ulaşamamış ve kısa bir süre sonra dağılmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra kılık kıyafet alanında yenileşme hareketleri yeniden ele alınarak bu alanda inkılâp gerçekleştirilmiştir.





Kadınların kılık ve kıyafetlerine ait tartışmalar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında “Batılı kadınların sahip olduğu hakların Osmanlı Müslüman kadınlarına da tanınması isteklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Dünyadaki her toplum dinine, örf ve adetlerine geleneklerine, coğrafyasına ve iklim şartlarına bağlı olarak kendine özgü bir giyim tarzı oluşturmuş, dinî kuralların etkili olduğu toplumlar, dinlerinin belirlediği kurallara göre giyinmeye dikkat etmişlerdir.



Yaşantılarını aynı dine dayalı kurallarla belirleyen toplumların giysilerinde şekil benzerliği ortaya çıkmıştır. Kadınların el ve yüzlerini açıkta bırakıp vücutlarının tamamını örten kıyafetlerle, yüzleri örten peçeler, İslâm dünyasında Müslüman kadının ortak giysisi olarak algılanmaktadır. İslâmiyet’in kadını şekli olarak sınırlayan giyinme kurallarına sahip bir din olması Müslüman kadının yaşantısını etkilemektedir. Bu durum onların ayrı coğrafya ve iklim şartlarında yaşasalar da dinî kurallara dayandırılan (tesettür) örtünmeye dayalı giysiler giymelerine sebep olmaktadır. Yine dinî kurallar çerçevesinde sokağa yalnız ve serbest kıyafetlerle çıkmaları da yasaklanmaktadır. Yakın tarihimizde kadınların kılık ve kıyafetlerine, giysi şekillerine devlet müdahaleleri olarak değerlendirdiğimiz yasaklamalar oldukça fazladır. I.Ahmet (1603-1617) ahlaksızlığın arttığını ileri sürerek kadınların erkeklerle birlikte aynı sandala binmesini, belli mağaza ve dinlenme yerlerine gitmelerini yasaklamıştır. III.Ahmet (1704-1730), I.Mahmut (1730-1754) zamanında da bu uygulamalar devam etmiş ve ferace giyilmesi yasaklanmış, III. Osman (1754-1757) kadınların sokağa haftanın belli günlerde çıkmasını, II.Mustafa (1757-1774) yakası açık giysilerle sokakta dolaşılmasını yasakladı. III.Selim (1789-1808) zamanında benzer bir karar alınarak yakası açık bulunacak fazla süs ve kumaş kullanılan kıyafetlerle dolaşanlara müdahale edileceği ve cezalandırılacağı, bu kıyafetleri diken terzilerin de idam edileceğini bildiren emirname yayınlamıştır. IV.Mustafa (1808), I.Abdulhamit (1774-1789) ve II.Abdulhamit (1876-1909) zamanlarında kadın kıyafetlerinde giysilerle sokağa çıkmalarına ait kısıtlayıcı kararlar alınmış emirnameler yayınlanmıştır1. Osmanlı Devleti’nde kılık ve kıyafetlerde kadın ve erkek giysilerindeki çeşitliliğin yanı sıra Müslümanlarla gayrimüslim giysilerinde-ki farklılık da ülke genelinde yaygındır. Çeşitli dinî cemaatlerle etnik toplulukların giysilerinde de birbirlerinden farklı bir şekil ve çeşitlilik söz konusudur. Hiçbir topluluk diğerinin giysisini giyme hakkına sahip değildir. Osmanlı Devleti’nin toplumları birbirine kaynaştırma politikası olarak gözüken bu uygulama, aslında hoşgörülü bir devlet idaresi altında dinlerin ve toplumların varlıklarını korumayla ilgili bir uygulama olarak değerlendirilmektedir2. III.Selim zamanının Nizam-ı Cedid askeri kıyafetleriyle ve kıyafetlerle ilgili kararnameler II.Mahmut zamanının asker ve devlet memurlarının kıyafetlerini düzenlemeye ait kararlar ve uygulamalar Avrupaî giyim şeklinin Osmanlı toplumunda yaygınlaşmasında önemli bir adım olurken, daha sonraki yıllarda “Batılılaşma” yani “Avrupalılaşma” taraftarlarının artmasını da sağlamıştır. İşgal edilen Osmanlı topraklarında düşman devletlerin Türklere karşı uyguladığı soykırım binlerce kişinin başta hilafet ve saltanat başşehri İstanbul olmak üzere Anadolu’nun diğer yerlerine göç etmelerine sebep olmuştur. Anadolu şehir ve köylerine yerleştirilen bu göçmenlerin kendilerine özgü kıyafetlerinin olması ve bu kıyafetlerin bazılarının şekilce İslâmî kural ve geleneklerin ağır baskısından uzak çeşitliliğe sahip bulunması yerel kıyafetlerle uyuşmazlığa ve tepkilere neden olmaktadır. Ayrıca ülkedeki yoksulların giysileri (ne bulurlarsa giyinmeleri) kılık kıyafet kargaşası meydana getirmekte, Osmanlı halkının görüntüsünü daha da çeşitlendirmektedir. Kadınların çalışma hayatına atılmasıyla birlikte kıyafetlerde daha pratik ve kullanışlı, rahat bir giyim tarzı benimsenmekte, Bu duruma Avrupa modası ve giyim tarzının etkisi eklenince ülkenin her tarafında bir kılık kıyafet kargaşası yaşanmaya başlanmaktadır.



II.Meşrutiyet döneminde kurulan dernekler kadınlarla ilgili meselelere yönelirken, özellikle kadın dernekleri kılık kıyafet alanında çalışmalar yapmaktadır. Yeni bir giyim tarzını Osmanlı toplumuna benimsetmeyi gaye edinen kuruluşlar yazı ve yayınlarında, kadın giysilerinin kadının sosyal hayata katılmasını kısıtlamayacak bir tarzda olması gerektiği üzerinde durmaktadır. Dönemin mücadele edilen kadın kılık ve kıyafetlerini; “peçe takmamak ve çarşaf giymemek” şeklinde özetlemek mümkündür. Peçesiz, başörtülü, pardesüye benzer giyim şekli Halide Edip ve diğer batıcı yazarlar tarafından savunulmakta, bu şekil yazı ve romanlarla yaygınlaştırılmaktadır3. Kadın haklarını savunan dernek üyesi kadınların peçesiz giysiler giyinmeleri, bu şekilde fotoğraf çektirmeleri, sokaklarda peçesiz gezmeleri, çok az da olsa başörtüsü kullanmayan şapkalı Müslüman kadınların görülmesi4, “Kadının Özgürleşme” gayretleri olarak dikkati çekmektedir.



Kadın kıyafetlerindeki Avrupalılaşma muhafazakar çevrelerin hoşuna gitmemektedir. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında uğradığı yenilgilerin sebebi Müslüman kadınların şeriate aykırı giyinmeleri (örneğin; peçesiz sokağa çıkmaları) gösterilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca kıyafetlerdeki değişim ahlaksızlık olarak da değerlendirilmektedir. Bütün bunlara rağmen Av-rupaî kıyafetlerin halk arasında yaygınlaşması devam etmekte, sert eleştirilere aldırmayan kadınlar bu kıyafetlerle gezmektedir. Avrupaî kıyafetlerle bunları giyinenlere öfke duyulmakta, zaman zaman bu kadınlara saldırılar yapılmaktadır. Bu tepkilere rağmen değişim hızlanarak yayılmakta evinden nadiren dışarı çıkabilen Müslüman kadınlara ulaşmaktadır.



Bu dönemde sadece kılık kıyafet alanında değil mimarî, edebiyat, sanat, sanayi gibi bir çok alanda da toplumda yenileşme, Avrupalılaşma gerçekleşmektedir. Bu yenileşmeyi yönlendirecek dernekler ve komisyonlar kurulmakta, oluşturulan kurumlar çeşitli alanlarda faaliyetlerde bulunmaktadır. Toplumda varolan güzellikleri ön plâna çıkararak yenileşmeye hizmet etmeyi amaçlayan kurumların oluşmasının sebebi, toplumda son zamanlardaki yozlaşma ve savaşlar gösterilmektedir.

Balkan, I.Dünya Savaşı ve sonrasında işgal edilen İstanbul ve Anadolu’nun birçok yerlerinde işgalcilerin yaptığı tahribat, genç nüfusun cephelerde erimesi veya sürekli silah altında olması, üretim gücünün azalmasına, yoksulluğun artmasına ve büyük ölçüde fikri gelişmenin de durmasına sebep olmuştur. Bu durum her alanda gerilemeye ve yozlaşmaya yol açarken toplumun değer yargılarını da etkilemiştir. Türk toplumunu bulunduğu yozlaşmadan kurtarmak kısır tartışmalarla vakit kaybetmemek için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Toplumu yönlendirecek ve yeniden şekillendirecek çalışmalar başlatılmış aydınlar, çeşitli kurum ve kuruluşlar oluşturarak faaliyetlere başlamışlar ve yaptıkları tartışmalarla toplumu yönlendirmeye çalışmışlardı.

1922’de kurulan “Türk Bedaiiyini (Güzelliklerini) Koruma Cemiyeti” de toplumu yönlendirmek amacıyla kurulan derneklerden biridir. “Edebiyat-Sanat-Mimari-Sanayi-Kıyafet ve diğer alanlarda Türk yenileşmesini savunmak amacıyla kurulan dernekle ilgili ilk haberler 22 Haziran 1922 tarihli İkdam Gazetesi’nde yer almaktadır.

Bu haberde dernek hakkında bilgi verilerek yönetmeliği yayınlanmaktadır. “Türk Bedaiiyini Koruma Derneği”, Türk güzelliklerini ortaya çıkararak şekillendirme amacını benimsemektedir. Bununla birlikte kuruluş amacı arasında “Türk kadınlarının kisvei hariciyesini tesbit edecek ve bu şeklin kabulünü isteyecek” ifadesinin bulunması bu derneğin kadınların dış görünüşleriyle de ilgilendiğini ve kadınların giysi şeklini belirlemeye çalışacağını göstermektedir. Derneğin ilk toplantısına katılan üyelerin fikirlerini açıklayan haberde, “Meclis-i Kebiri Maarif azasından Mehmet Ziya Bey’in riyaseti altında dün saat dörtte ini’kad etmiştir. Müessislerden Erkan-ı Harbiye Miralaylığından mütekaid İsmail Hakkı Bey tarafından iradei seniye karait olunmuş ve ona göre tertip edilen nizamnamenin müzakeresine geçilmeden evvel, Muammer Sedad Bey’in teklifi üzerine gerek Meşihat-ı Aliye ve gerek Maarif Nezareti tarafından gönderilen memur mahsusların da ıtla’kesb etmesi için nizamname esasî yeniden okunmuştur. Denilmektedir. Derneğin toplantısına başkanlık eden Mehmet Ziya Bey’den sonra bu toplantıya görevli olarak katılan memurlardan Şefik Bey kadınların dış görünüşlerini belirleyen “dış giysilerin görüşülmesini önerirken, memur Sedad Bey de derneğin kuruluş amacından bahsederek görüşmelerin sadece dış giysi üzerine olmayıp, dernek esaslarını kapsaması gerektiğini söylemektedir. Toplantıda genel sekreter Mehmet Ali Bey’in görevinin çokluğu ve hastalığı dolayısıyla istifa ettiğini bildiren mektubu okunarak, yerine Meclis-i Kebir azasından Mehmet Ziya Bey’in seçildiği anlatılan haberde, dernek heyet merkezini oluşturanların adları verilmektedir.

“Meclis-i Maarif azasından Mehmed Ziya, Mehmet Ali Tevfik, Yakup Kadri, Yahya Kemal, Mustafa Sekip, Sanayi Nefise azalarından ressam Ruhi, İnas Sanayi Nefise müdürü ressam Adil, ressam Hikmet, Velid, emekli Erkanı Harp Miralayı İsmail Hakkı, Miralay Hafız Reşid, Miralay Halid, Enis Behic, Hakkı Süha, Falih Rıfkı beylerle Saime Vesim, Bahire Hakkı, Hamiyet, Sabiha, Naciye Faham, Nezihe Muhiddin, Münevver ve Zekiye hanımlar. Bunların içinden heyet-i idareye sekiz kişi tefrik edilmiştir. Üyeleri arasında tanınmış kişiler bulunan derneğin kuruluş toplantısına padişahın bir yazı göndermesi ve Şeyhülislâmlık dairesinin görevli memurlarla toplantıda temsil edilmesi giysilerin görünüşünün düzenlemesine verilen önemi göstermektedir.



Derneğin merkez heyet üyeleri olarak sayılan ve adları verilen kadınlar, batılılaşma yanlısı olarak tanınan ailelerin kadınlarıdır. Dönemin derneklerinde çalışmalarıyla tanınan bu kadınlar aynı zamanda asker ve sivil bürokratların yakınlarıdır.





Fakat kadın giysileriyle ilgili tartışmalar devam etmektedir. Bu mesele “kadın kıyafetlerinin düzenlenmesi” meselesi ve “Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında başlatılan kadın haklarına ve kıyafetlerine ait tartışmalar” Cumhuriyet’in ilânından sonra da gündeme gelen en önemli meselelerden biri olmaktadır. [b9“Cumhuriyet vatandaşı” oluşturma gayretleri kadınlar söz konusu olduğunda “Cumhuriyet Kadını” kimliği ve kişiliği oluşturulması üzerinde yoğunlaşmaktadır.[/b] Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa “çağdaşlaşmak” ilkesiyle savaş sonrasında her alanda yenileşme hareketlerini başlatmıştır. “Düşmanlarımız bizi dinin tahtı tesiri altında kalmış olmakla itham ve tevakkuf ve inhitamızı buna atfediyorlar. Bu hatadır. Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şey Müslim ve Müslimenin beraber olarak iktisabı ilmü irfan eylemesidir. Kadın ve erkek bu ilmü irfanı aramak ve nerede bulursak oraya gitmek ve onunla mücehhez olmak mecburiyetindedir.” 31 Ocak 1923 tarihinde İzmir’de yaptığı bu konuşmada, kadınlarla ilgili olarak yapılacak inkılâpların adeta müjdesini veren Mustafa Kemal Paşa, uygar dünya içerisinde Türk kadınlarının yer almasının şart olduğunu açıklamaktadır. Cumhuriyet kadını çağdaşlaşma yolunda adeta bir simge olmakta, seri hukuk sisteminden lâik hukuk sistemine geçişte kadın erkek eşitliğinin sağlanmasında dinî baskının ortadan kaldırılmasında kadın ön plâna çıkarılmaktadır.



Yeni bir toplum, yeni bir kültür ve hayat tarzı oluşturulan sosyal ve siyasî değişim günlerinde kadın haklarıyla olduğu kadar, dış görünüşleriyle de ilgilenilmektedir. “Şekli tesettür kadını hayatından mevcudiyetinden tecrit edecek bir şekilde olmamalıdır”6 ifadesinin ardından “Kadın kıyafetlerinden çarşaf ve peçeye karşı mücadele başlatılacak, bu mücadelede dönemin tanınmış demekleri öncü faaliyetlerde bulunacaklardır. Bu demekler arasında çalışmalarıyla takdir toplayan ve kamuoyunu etkileyen iki önemli dernek, Türk Ocakları ve Türk Kadınlar Birliği demekleridir. Batılılaşmanın milliliğe tercih edilmesiyle oluşturulan resmî devlet ideolojisi içerisinde Türk Ocaklarının kadınlarla ilgili faaliyetleri fazla muhafazakar bulunarak dışlanmakta, kadınlarla ilgili çalışmaları Türk kadınlar birliği yönlendirmektedir. Toplumu Avrupalılaştırmak, yeniden şekillendirmek, kıyafetten el sanatlarına, ev dekorasyonuna varıncaya kadar yeni bir zevk düzenine geçişi sağlamak görevini üstlenmekte olan Türk Kadınlar Birliği, atölyelerinde Avrupa modasının izlerini taşıyan kıyafetler üretmekte, açtığı biçki-dikiş kurslarıyla yeni kıyafetlerin şekillerini topluma benimsetmeye çalışmaktadır. Konferans ve yayınlarla “Cumhuriyet kadını”nı oluşturma çabalarını destekleyen demek, bu konudaki faaliyetleriyle diğer demeklere örnek olmaktadır. Kılık kıyafet alanında alınan değişim kararıyla birlikte hız kazanan yenilik hareketleri yerel yönetimlerin aldığı önlemler sonucunda gittikçe yaygınlaşmakta, peçe takan - çarşaf giyen ve sarık sararak gezen kişilerin sayısı azalarak Avrupai giyim tarzını benimseyenler çoğalmakta bu kişilerin öncülüğünde “Cumhuriyet vatandaşı”nın kıyafeti “Türk toplumunun” görüntüsü belirlenmektedir.



kaynak : atam.gov.tr
__________________

....
DJ-SaLDo isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =)
Sayfayi E-Mail olarak gönder
Cevapla

Bookmarks
Submit Thread to del.icio.us del.icio.us Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon Submit Thread to Google Google

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
MesajInIzI Degistirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Trackbacks are Açik
Pingbacks are Açik
Refbacks are Açik
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
YaLın - Cumhuriyet @hweT @qiF Akorlar 0 08-11-2007 11:35 PM
...::: ABC :::... Çocuklar İçin Zeka Geliştirme Oyunu DamaR Program Download 0 07-18-2007 03:02 AM
04/29/07 - İkinci cumhuriyet mitingi NARKQZ Güncel Haberler 3 04-30-2007 12:24 AM
Okuma hızını geLiştirme Reis Program Download 0 04-09-2007 12:31 PM
Cumhuriyet( Kurtuluş Savaşı )Oyunu UçAnPaLuK Oyun Download 0 03-16-2007 06:15 PM

Postakusu.com - Arsiv - Yukari git

WEZ Format +3. suan Saat: 04:28 AM.
Telif Hakları vBulletin v3.7.3 Patch Level 1 © 2000-2009, ve Jelsoft Enterprises Ltd.
Tercüme Eden : DamaR
Site açılış tarihi: 11.02.2007

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız webmaster@postakusu.com e-mail adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.


rapidshare.com rapidshare.de norapid rapidsiz hotfile uploaded.to postakutusu postakutusu.org filmi mp3 indir download torrent tek link bölüm hızlı

Toplist Web Development (Scripts) - TOP.ORG Hardware TOPlistsite ekle   toplist Dmegs Web Directory

Valid XHTML 1.0 Transitional